Rapora göre, Haziran 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,1 ile G20 ülkeleri arasındaki en yüksek oranlardan biri oldu.
Haziran ayında aylık enflasyon yüzde 0,99, mevsim etkilerinden arındırılmış aylık enflasyon ise yüzde 1,75 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyonun son 12 aydır yüzde 30,7 ile yüzde 33,5 arasında dar bir bantta seyrettiği vurgulandı. Raporda, hem yurt içindeki gelişmelerin hem de Orta Doğu başta olmak üzere küresel gelişmelerin makroekonomik istikrarın ve yapısal temellerin güçlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi.
ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş nedeniyle enerji, emtia ve uluslararası taşıma fiyatlarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü, enflasyon beklentilerinin ise hâlâ çıpalanamadığı ifade edildi. Beklentilerdeki bozulmanın fiyatlama davranışlarında atalete neden olduğu, ekonomi programına yönelik şikâyetlerin de arttığı kaydedildi.
“Yıl sonu hedefinin üzerinde kalacak”
TEPAV, enflasyonla mücadelenin sürdürülebilirliğinin giderek zorlaştığını belirterek, mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedefin de oldukça üzerinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı. Raporda, temel sorunun uygulanmakta olan ekonomi programının önemli eksiklikler içermesi ve programın sürdürülebilirliğine ilişkin şüphelerin giderilememesi olduğu ifade edildi.
Raporda, belirsizliklerin yüksek olduğu bu dönemde kontrol edilebilir risklerin azaltılması gerektiği belirtilirken, öncelikli olarak adil ve hızlı çalışan bir yargı sistemi oluşturulması, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve demokratik değerlere saygının güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca geniş kesimler tarafından benimsenebilecek yeni bir kalkınma stratejisinin oluşturulmasının önemine dikkat çekildi.
Maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi amacıyla kapsamlı vergi reformu yapılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi, kamu harcamalarının etkinlik ve verimlilik esasına göre yeniden yapılandırılması ve koşullu gelir garantilerinin gözden geçirilmesi önerildi. Bunun yanında fiyatlama davranışlarında atalete neden olan yapısal sorunların giderilmesi, rekabet ortamının iyileştirilmesi ve şirketler kesimiyle uzlaşma çabalarının artırılması gerektiği belirtildi.
Raporda ayrıca, TCMB, TÜİK ve BDDK gibi kurumların politik baskılara karşı bağımsızlığını güçlendirecek yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ile verimliliği artıracak, yeşil dönüşümü hızlandıracak, eğitimin niteliğini yükseltecek ve gelir eşitsizliğini azaltacak yapısal reformların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.
42’nci madde hatırlatıldı, faiz önerisi paylaşıldı
Değerlendirme notunun sonuç bölümünde, Merkez Bankası Kanunu’nun 42’nci maddesi uyarınca belirlenen enflasyon hedeflerine ilan edilen sürelerde ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde nedenlerin ve alınması gereken önlemlerin kamuoyuna açıklanmasına ilişkin hükmün yerine getirilmesi gerektiği ifade edildi. TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu ayrıca, politika faizinin yerini alan gecelik borç verme faizinin yüzde 40’ta, repo faizinin yüzde 37’de ve gecelik borçlanma faizinin ise yüzde 35,5’te tutulmasını önerdi.
