Putin, NATO ile ABD’yi hedef aldı

Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen Dışişleri Bakanlığı Yönetim Kurulu toplantısına katılan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın doğusundaki krizden Afganistan’a, Rusya’nın, Çin ile ilişkilerinden Dağlık Karabağ sorununun çözümüne kadar birçok önemli konuda açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında ABD ve NATO’yu hedef alan Putin, Rusya’nın Çin ile olan ilişkisini Batılı ülkelerin bozmak istediklerini belirterek, “İkili ilişkilerimiz herkesin hoşuna gitmiyor. Bazı Batılı partnerlerimiz açık bir biçimde Moskova ile Pekin’in arasını bozmaya çalışıyor. Bunu gayet iyi görüyoruz ve Çinli dostlarımızla siyaset, ekonomi ve başka alanlarda ilişkilerimizi genişleterek bu girişimlere karşı tepkimizi göstermeye devam edeceğiz. Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki komşularımız ve iyi dostlarımızla ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz” diye konuştu.

Rusya’nın, NATO ile ilişkilerine ve NATO’nun genişlemesi yönündeki adımları konusunda Batılı ülkeleri daha önce defalarca uyardıklarını ifade eden Putin, “Bu konudaki endişelerimizi sürekli olarak dile getiriyoruz ve kırmızı çizgilerimizin neler olduğunu söylüyoruz. ABD dahil Batı ile ilişkilerimizin benzersiz, hatta neredeyse müttefiklik seviyesinde olduğu dönem NATO’nun doğuya doğru genişlemesi konusundaki endişelerimiz ve uyarılarımız tamamen görmezden gelindi. Şimdi NATO’nun askeri altyapısı nerelere geldiğini görebiliyoruz. Doğrudan sınırlarımızın çok yakınına. Romanya ve Polonya’ya ise füze savunma sistemleri yerleştirilmiş durumda. Bunun parçası olan MK-41 fırlatma rampası ve saldırı sistemi çok kolay bir biçimde kullanılabilir. Sistemin yazılımını bu şekilde değiştirmek sadece birkaç dakika alır” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın ABD ve NATO ile yakınlaşması ve hem Ukrayna’nın doğusunda yaşananlar hem de ABD ve NATO gemilerinin Karadeniz’deki manevralarına atıfta bulunan Putin, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya öldürücü silahlar sağladığını iddia ederek, “Tabii ki partnerlerimizin kırmızı çizgiler hakkındaki uyarılarımızı yüzeysel biçimde algıladıklarını biliyoruz. Batılı partnerlerimiz, Kiev’e öldürücü modern silahlar sağlayarak, Karadeniz’de, üstelik de sınırlarımızın çok yakında provokatif askeri tatbikatlar gerçekleştirerek durumu tırmandırıyorlar” dedi.

Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ’daki çatışmaların Rusya’nın girişimleriyle sona erdiğini hatırlatan Putin, “Bir yıl önce Rusya’nın aktif arabuluculuğu sayesinde Dağlık Karabağ’da çatışmalar durduruldu. Ancak son zamanlarda Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki silahlı çatışmalar bölgede tansiyonun tam düşmediğini gösterdi. Ateşkesin devamlılığı ve sivillerin can güvenliği için Rusya’nın barış koruma birliklerinin çabası büyük talep görmektedir. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki anlaşmazlıkları çözme, Transkafkasya’daki ekonomik bağları yeniden kurma ve hayati ulaşım koridorlarının engellenme çabalarına karşı Rus diplomasisin önemi artıyor” ifadelerini kullandı.

Putin, Afganistan’da Taliban’ın kontrolü ele almasının ardından bölgede diyaloğun önemine vurgu yaparak, uyuşturucu ticareti ve terörist grupların Rusya’ya komşu ülkelere sızma ihtimallerinden bahsetti. Orta Asya’da Rusya’ya komşu ülkelerin korunmasının kendileri açısından önemli olduğunu vurgulayan Putin, “Afganistan’daki süreçten sonra, müttefiklerimizle Rusya’nın güney sınırlarında güvenliği sağlamak, Rusya’yı da bölgenin garantörü gören komşu ülkelerine yardım sağlamak büyük önem arz ediyor. Bu doğrultuda kontrolsüz mülteci akınını engellemek, terörist grupların ve diğer suç unsurlarının topraklarımıza girmesini engellemek için tedbirlerimizi almaya devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

İsrail-Filistin arasındaki gerilim, Libya konusu ve Afrika ülkeleri arasındaki iletişim konusunda Rusya’nın çabalarından bahseden Putin, Türkiye ve İran ile birlikte Suriye’de çözüm süreci başlattıklarını hatırlatarak, “Rusya, Ortadoğu’daki çatışma ve krizlerin çözümünde bu bölgedeki durumu istikrara kavuşturmak için mümkün olan her şekilde tarafsız bir arabulucu olarak hareket etti ve etmeye de devam edecek. Doğrudan katılımınız ile Suriye’deki uluslararası terörizmin önüne geçtik. ‘Astana Formatı’ çerçevesinde Türkiye ve İran ile birlikte Suriye’deki güçler arasında çözüm süreci başlatmayı başardı” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir