Kızamık salgını alarmı

Özellikle İstanbul’da kızamık vakalarındaki artış korkutuyor. Uzmanlar, kolay bulaştığı için aşılanmanın azalmasıyla ortaya çıkan hastalığa karşı bir an önce tedbir alınması gerektiğini belirtiyor. Kızamığın çocuklar kadar yetişkinleri de tehdit ettiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Ekiz Yörükalp, hem hastalığı hem korunma yollarını hem de alınması gereken önlemleri şöyle anlattı.

Özlem Ekiz Yörükalp

Tek bir hasta 16-18 kişiye bulaştırabilir

Kızamık, virüs hastalığıdır ve bulaşma riski çok yüksektir. Aşılanmamış veya daha önce hastalığı geçirmeyen bir insan mikropla karşılaşırsa, yüzde 90 oranında hastalığa yakalanır. Tek bir hasta 16-18 kişiyi hasta edebilir. İnsandan insana hapşırık ve öksürükle etrafa saçılan damlacıklar yoluyla bulaşır. Bu damlacıklar direkt karşıdaki insana ağız, burun, göz yoluyla geçebileceği gibi, havada asılı kalıp hasta insan çıktıktan sonraki 2 saat içinde aynı ortama giren insanlara solunum yoluyla bulaşabilir. Ayrıca hasta kişinin kullandığı kaşık, çatal, bardakla da geçebilir.

Tehlikeli mi?

Döküntülerin başlamasından 4-5 gün sonra ateş tekrarlarsa, komplikasyon geliştiği düşünülür. En çok görülen komplikasyonlar ishal, orta kulak iltihabı ve zatürredir. Nadiren beyin iltihabı da görülebilir. Beyin iltihabı hastalık iyileşirken 2 hafta sonunda veya iyileştikten 7-8 yıl sonra bile görülebilir. Bu tabloda hastada gittikçe kötüleşen, ölümle sonuçlanan sinirsel belirtiler görülür. Ağır seyreden hastalarda kalıcı körlük ve sağırlık oluşabilir.

Nezle ya da grip gibi başlar

Mikrop vücuda girdikten sonra, 6-21 günlük (ortalama 2 hafta) sessiz geçen bir kuluçka dönemi vardır. Ardından ateş, burun akıntısı, halsizlik, iştahsızlık, öksürük başlar. Gözler kızarık ve yaşlıdır, ışığa hassasiyet olabilir. Bu durum pek çok nezleye benzetilebilir ama kızamıkta hasta daha düşkün ve yüksek ateşlidir. Bu dönemde hastaların bir kısmında yanak içinde kızarık zemine tuz dökülmüş gibi bir görüntü yaratan koplik noktaları görülebilir. Belirtilerin başlamasından genelde 2-4 gün sonra daha da yükselen ateşle beraber döküntü başlar. Önce yüz, boyun ve ensede başlayıp aşağı vücuda doğru inen, sonra kollara bacaklara yayılan, başlangıçta kırmızı, basmakla solan ve birleşmeye meyilli küçük kırmızı noktalar bazen içine kan oturmuş gibi olabilir. 6-7 günde kahverengiye dönüp iyileşir. Çocuklarda döküntü ne kadar çoksa, hastalık o kadar ağır geçer. Döküntülerin başlamasından önceki 5 gün ile sonrasındaki 4 gün bulaştırıcılık devam eder. Öksürük ise 1-2 hafta sürer.

Teşhisi kolay mı?

Hastalığın seyri ve muayenesiyle tanı koymak mümkündür. Ancak, kan tahliliyle bakılan kızamık antikoru veya boğaz sürüntüsü ve idrarda bakılan PCR denilen yöntemlerle de kesin tanı koymak mümkündür.

Kimler risk altında?

Hastalığı daha önce geçirmemiş veya aşılanmamış herkes risk altındadır. Özellikle 2 doz aşı yapılmamış çocuklar, bağışıklığı düşük hastalar, hamileler, vitamin A eksikliği olanlar, iyi beslenmemiş, beslenme bozukluğu olan insanlar ve 20 yaş üzeri yetişkinler ağır hastalık açısından daha risklidir. Hastalık atlatıldığında ömür boyu bağışıklık sağlar. Yenidoğan bebeklere de anneden geçen, antikor denilen koruyucu maddeler genelde hayatın ilk 9 ayında koruma sağlar.

Vakalar neden artıyor?

Vakalardaki artışın en önemli nedeni aşılanmanın düzgün yapılamadığı yerlerden gelen göçmenlerdir. Covid-19 pandemisi de rutin aşılama programlarını sekteye uğratmıştır. Aşı karşıtlığı da maalesef aşılama oranlarını etkilemektedir.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Özellikle kızamık tanısı konmuş hastalarla temas sonrası ateşli, döküntülü bir tablo ortaya çıkarsa veya döküntü çıkmadan önceki nezle evresinde çocuk çok düşkün, ateşi çok dirençliyse, beklemeden doktora başvurulmalıdır.

Korunma yolları nelerdir?

Kızamıkta antibiyotik ancak orta kulak iltihabı veya zatürre gelişmişse kullanılır. Virüslerin genelde özel bir ilaç tedavisi yoktur, destekleyici tedavi uygulanır. Yani ateş oldukça ateş düşürücü, serum desteği, belki öksürük ilaçları kullanılır. Kızamık özellikle iyi beslenmemiş çocuklar ve A vitamini eksikliğinde ağır seyrettiği için A vitamini verilebilir. Beyin iltihabı, ağır zatürre gibi durumlarda da virüslere etki edebilecek özel ilaçlar denenebilir. Hastalıktan korunmada aşı çok başarılıdır ve çocukluk çağı rutin aşılarından biridir. Ülkemizde KKK aşısı olarak, 1 yaş ve 4 yaşında iki kez uygulanır ve hayat boyu korur. 2 doz sonrası yüzde 97 oranında koruma sağlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir