Kılıçdaroğlu: Binali Bey de duysun, bunları keseceğim!

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçime üç gün kala Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın konuğu oldu. Binali Yıldırım’a seslenen Kılıçdaroğlu, “Dolar, euro bazında ihale yapıyorsunuz. Bu müteahhitlerin hiçbiri zarar etmiyor. Binali bey de duysun bunları keseceğim. Ben kendi ülkemi seven, milliyetçi damarları güçlü bir kişiyim. Benim liram yok mu? Sen ihaleyi neden dolar ile euro ile yapıyorsun?” dedi.

Canlı yayında, 14 Mayıs seçimlerini ‘darbe’ olarak gören ve daha sonrasında da bu sözlerine sahip çıkan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘ya seslenen Kılıçdaroğlu, “Neredeyse milleti de darbeci haline getirdiler. Bunlar artık ülkeyi yönetmekten aciz haldeler. Artık ne dediklerini de bilmiyorlar. Biz altı lider olarak ortak mutabakat metnini hazırladık. Her bir alanda neleri yapacağımızı 2 bin 400’ü aşkın madde ile yazdık. Cumhur İttifakı ne yapacak? Bizimki belli” dedi.

Öte yandan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Demirtaş” üzerinden kendisine yüklenmesinin sorulması üzerine, “Erdoğan’ın sözü artık geçerli değil. Cumhurbaşkanı koltuğuna oturan bir kişinin bu tür söylemlerde bulunması kadar yanlış bir şey yok. Bir; Hapisteki bir kişinin serbest bırakılması için ya TBMM af kanunu çıkaracak o da yetki bende değil meclistedir. İki; yargılanacak, mahkeme beraat verecek ve çıkacak. Bunlarda hukuk nosyonu kaybolmuş vaziyette. Bunu serbest bırakın diyor hakim ona göre karar veriyor. Bu ülkede hukuk, hak varsa mahkeme kararı uygulanmak zorundadır. Eğer Anayasa Mahkemesi bir karar verir, en alttaki mahkeme tanımıyorsa bu doğru değildir” açıklamasını yaptı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Deprem bölgesinde su değişecek”

“İktidara gelince deprem bölgesinde şu değişecek. İki temel hedefimiz var. Bir evleri, iş yerleri, ahırları yıkılan yurttaşlarımızın evlerini yeniden yapacağız bir kuruş almadan teslim edeceğiz. Bununla ilgili olarak Millet İttifakı Deprem Kanunu Teklifi hazırladık. Meclis’te görevli olan arkadaşlar imzaladı, gereğini yapacağız. Evi yıkılan insanların hiçbir günahı yok. Evi satın alırken devlet bunlara güvence verdi.

Deprem bölgesinde yeniden inşa: Özel bir teşvik getirilmeli

“İkincisi, bütün deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırılması lazım. Bu bölgede bütün bu binaların yapımında kullanılacak malzemelerin tamamı bu bölgede üretilmeli. Özel bir teşvik getirilmeli. Hedefimiz bu. Bunu yapacağız. Artı depremden sonra da burası Orta Doğu’ya ve Afrika’ya ürün ihraç eden büyük bir merkez haline gelmiş olacak.

“Binaları yapacağım, 5 kuruş almadan teslim edeceğim”

“Elbette ilk orada başlayacağım. Asla kendilerini sahipsiz hissetmesinler. Gittiler, konuştular. ‘Kılıçdaroğlu gelince bu binaları yapmayacak’ diye propaganda da yaptılar. Binaları yapacağım, 5 kuruş almadan teslim edeceğim. İstihdam yaratılacak. Düşündüklerinden çok daha yüksek bir standardı o bölgede yakalayacağız.

“Binali Bey duysun”

“Beşli çeteye aktaracakları parayı benim baskım üzerine EYT’lilere vermeye başladılar.

“Türkiye zengin bir ülke. Binali beyden daha fazla devlet tecrübesi olan benim. Binali Bey hayatı boyunca bir kez Maliye’de çalışmamıştır ben 27 senemi verdim. Binali Bey eğer arzu ediyorsa gelir özel bir toplantıda arkadaşlarımız bütün ayrıntıları anlatırlar. Biz bu rakamları verirken ben sadece oturup bir rakam yazmıyorum. Ciddi bir kadromuz var. Bunlar hazırlıyorlar bütün ayrıntılar.

“Sen ihaleyi neden dolar ile euro ile yapıyorsun?”

“Paranın nereye harcanacağını belirleyen kanun Bütçe kanunudur. Bu belirleyen organ siyasi otoriteridir. Siyasi otorite emekliye, şuna, buna vermeyeceğim ama şuna, buna vereceğim diyor. Dolar, euro bazında ihale yapıyorsunuz. Bu müteahhitlerin hiçbiri zarar etmiyor. Binali Bey de duysun bunları keseceğim. Ben kendi ülkemi seven, milliyetçi damarları güçlü bir kişiyim. Benim liram yok mu? Sen ihaleyi neden dolar ile euro ile yapıyorsun?

“Eğitim bağımsız bir kurum olacak”

Eğitime kim karar verir? Bu işe eğitimciler karar verir. Bu eğitimciler dünyadaki gelişmelere bakarlar ve evlatlarımızın iyi bir eğitim almasını sağlarlar. Bakan geliyor, bakana göre politika belirleniyor. Çağdaş olmalı, teknolojiyi yakalamalıyız. Bu işi yapacak olan bu işin uzmanları. Bizde bakan geliyor ‘Değiştirdim’ diyor. 7 bakan değişti, çocuklar denek olarak kullanılmaya başlandı. Bu alan özel olarak eğitimcilerin alanı olacak. Eğitimde bağımsız bir kurum olacak.

“Öyle bir eğitim sistemi kuracağız ki her anne baba ‘Helal olsun’ diyecek”

“Bir şampiyonlar ligi kuracağız. Eğitimde de bir şampiyonlar ligi kuracağız. Bugün hangi partiden olursa olsun her anne baba eğitim sisteminden şikayetçi. Öyle bir eğitim sistemi kuracağız ki her anne baba ‘Helal olsun’ diyecek.

“Haksızlık karşısında susmayacağız”

“Adalet Yürüyüşü bir başlangıçtı. O devam ediyor. Kim haksızlığa uğradıysa, bize oy verir vermez o ayrı bir şey. Kim haksızlığa uğradıysa onun yanında olacağım ve sorununu çözeceğiz. Vatandaş da bu konuda duyarlı olacak. Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Biz susmayacağız.

“Hapisteki bir kişinin serbest bırakılması için ya TBMM af kanunu çıkaracak o da yetki bende değil meclistedir”

(Siyasetin en önemli gündem maddelerinden. Siz diyorsunuz ki biz hiçbir şekilde yargıya müdahale etmeyeceğiz, ama vatandaşa diyorsunuz ki, ‘Demirtaş’ın serbest kalmasını mı istiyorsun?’ Bana oy vereceksiniz. Sayın Erdoğan da bunu soruyor. Benim milletim sana bu yetkiyi vermez diyor. Bu nasıl oalcak efendim?) Ben onu söylediğimiz aman bunlar olmaz. Bunlar tamamen halkı kışkırtmak için Erdoğan’ın kullandığı laflar. Erdoğan’ın sözü artık geçerli değil. Cumhurbaşkanı koltuğuna oturan bir kişinin bu tür söylemlerde bulunması kadar yanlış bir şey yok. Bir; Hapisteki bir kişinin serbest bırakılması için ya TBMM af kanunu çıkaracak o da yetki bende değil meclistedir. İki; yargılanacak, mahkeme beraat verecek ve çıkacak. Bunlarda hukuk nosyonu kaybolmuş vaziyette. Bunu serbest bırakın diyor hakim ona göre karar veriyor. Bu ülkede hukuk, hak varsa mahkeme kararı uygulanmak zorundadır. Eğer Anayasa Mahkemesi bir karar verir, en alttaki mahkeme tanımıyorsa bu doğru değildir.

“İnsanda biraz ahlak, erdem olur”

“Anayasa 138, hakim vicdani kanaati ve hukukun üstünlüğüne göre karar verir diyor. Eğer hakim saraydan gelen talimata göre karar veriyorsa orada hukuk yoktur, mahkeme de yoktur. Erdoğan ne derse dersin. Sahte broşürler basıyorlar, akla ziyan… Kaybediyorlar bunun paniği içindeler. Sen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyorsun insanda biraz ahlak, erdem olur. Bunların hepsini halkımız gayet iyi biliyor. Biz bu ülkeye gerçek anlamda baharı getireceğiz.

“Biz 6 ay içinde bu ülkeye nefes aldıracağız“

“Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturduğumda büyük bir sorumluluk taşıyacağımın farkındayım. Bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek zorundayım. Günün 24 saatini şampiyonlar ligi ile çalışarak sorunları çözmek zorundayım. Biz 6 lider bir araya geldik. Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlarımız da bizimle birlikte, çalışıyoruz. Ekonomi, eğitim, sağlık düzelmeli. Bütün bu sorunları akılcı politikalarla kısa sürede çözmek mümkün. Biz 6 ay içinde bu ülkeye nefes aldıracağız.

“Ben kadınlara söz verdim”

“Kazanacağız. Birinci turda kazanacağız. Ben alanları görüyorum, gençleri biliyorum. Bu seçimi iki kesim belirleyecek. Gençler ve kadınlar. Ben kadınlara söz verdim.

“Biz sarayda oturmayacağız”

“Biz sarayda oturmayacağız. Allah nasip ederse Çankaya’ya gideceğiz. Cumhurbaşkanı olacak kişinin mütevazi yaşaması lazım. Üsten bir dil kullanmaması lazım. Eleştirilere tahammül etmesi lazım. Ahlaklı olması lazım. 83 milyon insanın yüzünü yere eğdirmemesi lazım.

Kılıçdaroğlu’nun hayatında ne değişecek?

“Çok fazla bir şey değişmeyecek. Belki daha fazla çalışacağım o kadar. Neyim değişecek ki? Ben Uğur Dündar’a bir mektup yazmıştım. Lüks hayat vs benim hayatımda yok zaten. Ben düz beyaz bir A4 kağıdının arkasını kullanmadan o kağıdı yırtıp atmam. Bürokraside de böyleydi.

“Cumhurbaşkanlığı uçaklarını satacağım”

Cumhurbaşkanlığı uçaklarını satacağım, yangın söndürme uçakları alacağım. Yangınlar daha fazla çıkabilir, önlemini almak lazım. Orman köylülerini bu konuda görevlendireceğiz.

“Şatafat olmayacak. Benzin, mazot yakıyorsunuz. Harcamalar yapıyorsunuz nedir bu? Vatandaş gibi yaşamak varken kendimizi başka bir yerde hissedip vatandaşı tepeden bakma anlayışı olabilir mi? Siyasetçi örnek olmalı.

“Bütün ihaleler kamuya açık olacak. Kul hakkı yemedim, kul hakkı yedirmeyeceğim. Ben isterim ki bunu Cumhur İttifakı’na dahil genel başkanlar da söylesinler.

Cumhurbaşkanı seçilince mutfak videolarına devam edecek mi?

“Niçin olmasın? Yeri gelir sesleniriz. Sonuçta karnımızın doyduğu yer. En fazla kaldığımız yer evimizin mutfağıdır. Mutfak berekettir, huzurdur.

Seçim güvenliği

“Kazanacağız, kazanacağız. Birinci turda alacağız. İlk kez belki bizim partimizin tarihinde bütün sandıklara sahip çıkıyoruz. Tam bir buçuk yıl önce başladık. Bir bayram havası içinde sandığa gitsinler, Türkiye’nin değişimini gerçekleştirsinler. Türkiye artık bu kabustan kurtulmalı.

“İki büyük aktörler var gençler ve kadınlar. Gençler ve kadınlar Türkiye’nin kaderini değiştirecekler.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir