Gezegenler arası yolculuğun anahtarı Güneş yelkenlerinde

Voyager 2, 1982’de Uranüs’ün yanından geçerek o zamandan beri hiçbir uzay aracının geçemediği kadar yakınına gitti ve fırlatılışından 46 yıl sonra şu anda Dünya’dan yaklaşık 133 AU (yaklaşık 19,9 milyar km) uzaklıkta yıldızlararası uzayda ilerlemeye devam ediyor.

Voyager araçları derin uzayda yollarına devam etse de son yıllarda buna benzer çok az uydu görevi gerçekleştirildi. Bunun başlıca nedeni ise elbette maliyet ancak aşılamayacak tek engel masada ve hiçbir yere gitmiyor: Zaman. Bu kadar uzun yolculuklar için tasarımın hesaplanması yıllar alır ve bir uzay aracının planlanması ve inşası yaklaşık on yıl sürer. Bir uydunun uzak hedeflere ulaşmak için ihtiyaç duyacağı zamanı hesaba kattığımızda, yıldızlara bir sonraki bakışımız muhtemelen yakın zamanda olmayacak. Ancak bilim insanları bizi yıldızlara daha hızlı ve daha ucuz götürebilecek yeni bir seyahat yöntemi üzerinde çalışıyor.

Hızlı seyahat için yelkenler gerekiyor

arXiv’de yayınlanan bir makalede Voyager uydularını 1977’de fırlatan Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü Jet İtki Laboratuarı’ndan Slava Turyshev liderliğinden ekip, minyatür uydu ünitelerini hızlı ve ucuza hedeflerine göndermek için Güneş destekli bir uzay enerjisini sürece dahil etmek istiyor.

Güneş yelkeni olarak ifade edilen bu teknoloji esasında, Güneş radyasyonu tarafından üretilen basıncın itici güç olarak kullanıldığı bir süreç. Araştırmacılar şöyle açıklıyor: “Güneş yelkenleri, uzayda bir uzay aracını itmek için Güneş ışığını yansıtan son derece yansıtıcı ve hafif malzemeler kullanarak itme gücü elde eder. Güneşten gelen sürekli foton basıncı, görev ömrünü ve gözlem konumlarını sınırlayan geleneksel yerleşik kimyasal ve elektrikli tahrik sistemleri tarafından kullanılan ağır, harcanabilir itici gazlara olan ihtiyacı ortadan kaldırarak itiş gücü sağlar.”

Birkaç yıl içinde sondalar gönderilebilir

Bilim insanları yelkenlerin şu anda tahrik için kullanılan ağır ekipmanlardan çok daha ucuz olduğunu ve Güneşten gelen sürekli foton basıncının, havada asılı kalma veya hızlı yörünge değişiklikleri gibi çok çeşitli araç manevraları için itme gücü sağladığını söylüyorlar. Raporda, Güneş yelkenleri ve minyatürleştirme alanında son on yılda ciddi ilerlemelerin kaydedildiğinin altı çiziliyor. LightSail 2 ile elde edilen başarı da bu hedef için bir ateşleyici ruh olarak görülüyor. NASA’nın da Güneş yelkenlerine yatırım yaptığını belirtelim. Elde edilen bulgular ve bilgi birikimi sayesinde bilim insanları önümüzdeki birkaç yıl içinde çok hızlı Güneş yelkenli uzay sondaları ile daha uzaktaki gezegenlerin araştırılacağını öngörüyor. Teknolojinin ölçeklendirilmesiyle insanları taşıyan yelkenleri uzay araçları ise gezegenler arası insan yolculuğunun anahtarı olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir